kulak ver bak taşrada nasıl fısıldarsazlıklar ardında iğreti rüzgartarifinin içinde kotarılmış bana bir erdem söyleadı günah olan sabahımdan sarkan geceyeelinden tutup sürükledim hüznümüvardığım kapılarda hep...
Seni sevmek mor denizlerdi biraz Ne kadar gidilse bir o kadar bitmeyen Umutlar ve yıkılmalar ardında direnilen Seni sevmek mevsimler içinde en güzel yaz Seni...
Kanveran geçtim dikenleriminmisillemelerindengözden geçir diyorsun ya aşkısevdasını tanımaz yürektepişmanlık aranmazhergün acı itiraf yalıyor aynada yüzünüzütalanın ayak izi varkaranfilin kırmızısındayalnızlığın hançeriyle kanamalı aşkaynı dilde ben bileanlayamazken...
Şimdi benden uzaklarda olsan da gecenin karanlığında “ umuda gülümseyen “ o gözlerini düşlüyorum...Adını bilmediğim rüzgarlara seni anlatıyor, gökyüzümden gelip geçen turnalara seni soruyorum.. Bensiz...
Sevmeye ve sevilmeye engel gözyaşlarım vardı saklılardave doğarken şırınga edilmiş evcil acılarımbüyüdükçe benle büyüyen büyüyen ve büyüyenve anlamsız kelimelerim oldu gün batışları geceye saplanırkenve katlettiğim...
O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler...Arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer...Dayanılması o kadar da zor değildir, büyük ayrılıklar bileEn güzel yerde başlatılsaydı eğer...Utanılacak...
Sevdana sürgünümün kesildiği gündü, sana "merhaba" dediğim gün. Aç susuz bir sürgüne mahkumiyetti bu. Sen ise tüm vicdansızlığınla, sömürdün bu sürgünü, oyunbaz sevda çölünde. Bakışın...
Ben gittim, sen beni gittim zannettin. Oysa ben gittiğim halde bırakmıştım bir şeyleri sende ve senden bir şeyler kalmıştı istemeden de olsa bende. Ben gittim....
BİL Kİ GİDİYORUM Belki gidiyorum, ama bil ki istemeyerek. Gözyaşlarımı hissediyorum içimde bir yerdeler, o nasıl bir yerdir, tarifsiz bir acı veriyor ki ben bu...